
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, Osmanlı mimarisinin Doğu’daki en etkileyici örneklerinden biri olan İshak Paşa Sarayı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kalıcı olarak dahil edilmesi için yeni bir sürecin eşiğinde. 2000 yılında UNESCO’nun Geçici Dünya Miras Listesi’ne alınan bu tarihî yapı için, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda alan yönetimi ve yönetim planı oluşturma çalışmaları başlatıldı. Bu adım, sarayın “asil liste”ye girmesi için gerekli en kritik aşamayı oluşturuyor.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şehnaz Eraslan Alıcıgüzel başkanlığındaki bilimsel ekip tarafından yürütülen çalışma, UNESCO’nun kalıcı listeye dahil edilme kriterlerini karşılayacak şekilde tasarlandı. Alıcıgüzel, proje kapsamında kapsamlı saha incelemeleri yapıldığını, sarayın mevcut koruma durumunun analiz edildiğini ve yerel kurumlarla koordinasyonun sağlandığını belirtti. Hazırlanacak SWOT analizi ile sarayın güçlü, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri değerlendirilecek; ardından “yönetim planı” taslağı oluşturulacak. Bu planın onaylanmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler arasında imzalanacak bir protokol, UNESCO başvurusunun resmî temelini oluşturacak.
UNESCO’nun kalıcı listeye alınma kriterleri arasında bir kültür varlığının özgünlüğü, bütünlüğü, sürdürülebilir koruma politikaları ve yönetim planına sahip olması şartları bulunuyor. İshak Paşa Sarayı’nın mimari özgünlüğü ve tarihi değeri bu koşulları büyük ölçüde karşılasa da, şimdiye dek eksik kalan yönetim ve sürdürülebilirlik planlarının tamamlanması bekleniyor. Bu süreçle birlikte, sarayın uluslararası düzeyde korunma statüsünün güçlenmesi ve turizm potansiyelinin artması hedefleniyor.
Üç Asırlık Mimari Anıt: İshak Paşa Sarayı
İshak Paşa Sarayı, 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu’daki en uç noktalarından biri olan Doğubayazıt’ta inşa edilmiştir. Sarayın yapımı Çolak Abdi Paşa tarafından başlatılmış, oğlu İshak Paşa tarafından tamamlanmıştır. İnşa süreci yaklaşık 99 yıl (1685–1784) sürmüş ve ortaya hem saray, hem kale, hem idari merkez, hem de bir yaşam kompleksi işlevi gören olağanüstü bir yapı çıkmıştır.
Saray, mimari olarak Osmanlı, Selçuklu, Pers ve Ermeni taş işçiliği üsluplarını bir araya getirir. Toplamda 366 odası bulunan yapı, konut bölümleri, cami, harem, divan salonu, cephanelik, zindan, mutfak ve türbe gibi bölümleriyle adeta bir küçük şehir görünümündedir. Plan açısından klasik Osmanlı saraylarından farklı olarak doğuya açılan teras üzerine kurulmuş ve Dağlıkaleler mimarisi ile benzer bir savunma stratejisiyle tasarlanmıştır.
Taş işçiliği ve süslemelerinde gözlenen detaylar, sarayı yalnızca bir yönetim merkezi olmaktan çıkarıp bir sanat eseri haline getirmiştir. Özellikle harem giriş kapısındaki kabartma süslemeler, taş üzerindeki bitkisel motifler ve geometrik desenler, dönemin Anadolu taş işçiliğinin zirve örnekleri olarak kabul edilir. Sarayın ısıtma sistemi de dönemin mühendislik anlayışını yansıtır; kış aylarında ısınma, zeminin altından geçen baca ve sıcak hava kanallarıyla sağlanmıştır.
UNESCO Sürecinde Yeni Dönem
İshak Paşa Sarayı, 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmış ve o tarihten bu yana koruma altındaki statüsünü sürdürmektedir. Ancak UNESCO’nun “asil liste”ye kabul için öngördüğü en önemli koşul olan yönetim planı bugüne kadar tamamlanamamıştı. 2025 yılında başlatılan yeni çalışmalar, bu eksikliğin giderilmesini ve kalıcı listeye geçişin önünü açmayı hedefliyor.
Doç. Dr. Şehnaz Eraslan Alıcıgüzel, “Saray zaten özgünlük, bütünlük ve evrensel değer kriterlerini karşılayan bir eserdir. Şimdi amacımız, bu değerin sürdürülebilir şekilde korunması ve yönetilmesi için kapsamlı bir plan ortaya koymak. UNESCO listesine girmek, sadece bir prestij değil; aynı zamanda kalıcı bir koruma güvencesi demektir.” ifadelerini kullandı.
Koruma, Tanıtım ve Turizm Etkisi
Son yıllarda sarayda gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, hem yapının fiziksel olarak güçlenmesini hem de turizm açısından görünürlüğünün artmasını sağlamıştır. 2024 yılı verilerine göre İshak Paşa Sarayı’nı yaklaşık 600 bin kişi ziyaret etmiştir. Yönetim planı tamamlandığında, bu sayının yılda bir milyona ulaşması öngörülmektedir. Saray, Doğubayazıt’ın kültürel kimliğinin merkezinde yer almakta; bölge halkı için ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel unsurlarından biri haline gelmektedir.
İshak Paşa Sarayı’nın UNESCO Dünya Mirası Asıl Listesi’ne alınması durumunda, Türkiye’nin kültürel miras listesine bir yeni başyapıt daha eklenmiş olacak. Saray, hem Osmanlı mimarisinin doğu sınırındaki zarif temsilcisi, hem de medeniyetler arası etkileşimin somut bir sembolü olarak dünya kültür mirasına kalıcı bir katkı sunacaktır.
Kaynak:
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ağrı Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Anadolu Ajansı (Ekim 2025).









