
Malabadi Köprüsü, Diyarbakır ilinin Silvan ilçesi yakınlarında, Batman Çayı (antikte Nymphaios) üzerinde yer alan ve Orta Çağ Anadolu’sunun en büyük kemerli taş köprülerinden biri olarak kabul edilen anıtsal bir yapıdır. Köprü, Diyarbakır ile Batman havzasını birbirine bağlayan tarihî ulaşım ağının temel unsurlarından biri olarak inşa edilmiştir ve günümüze büyük ölçüde özgünlüğünü koruyarak ulaşmıştır.
Köprü, 1147 yılında Artuklu Beyliği döneminde, Artuklu hükümdarı Timurtaş bin İlgazi tarafından yaptırılmıştır. İnşa kitabesi, köprünün hem banisini hem de yapım tarihini açık biçimde belgelemesi açısından önemli bir epigrafik kaynaktır. Yapı, Orta Çağ İslam dünyasında gelişmiş taş kemer mühendisliğinin Anadolu’daki en anıtsal örneklerinden biridir.
Malabadi Köprüsü, tek ana kemerli bir tasarıma sahiptir. Ana kemerin açıklığı yaklaşık 38,6 metre olup, Orta Çağ’da inşa edilmiş taş köprüler arasında dünyanın en geniş kemer açıklıklarından biri olarak kabul edilir. Kemerin yüksekliği, su seviyesinden tepe noktasına kadar yaklaşık 19 metreyi bulur. Köprünün toplam uzunluğu yaklaşık 150 metre, tabliye genişliği ise yaklaşık 7 metredir. Yapı, kesme taş malzemeden inşa edilmiş, kemer ve taşıyıcı ayaklarda büyük bloklar kullanılmıştır.
Ana kemerin her iki yanında daha küçük tahliye kemerleri yer alır. Bu kemerler, taşkın dönemlerinde suyun basıncını azaltmak amacıyla tasarlanmıştır. Köprünün ayakları, akıntıya karşı üçgen biçimli mahmuzlarla güçlendirilmiştir. Bu mahmuzlar, suyun yönünü değiştirerek yapının dayanıklılığını artırır. Köprünün üst yüzeyi hafif eğimli olarak düzenlenmiş, orta noktada yükselerek iki yöne doğru alçalır.
Malabadi Köprüsü’nün dikkat çekici özelliklerinden biri, ana kemerin iç yüzeyinde yer alan odacıklardır. Kemerin iki yanında simetrik biçimde düzenlenmiş bu mekânlar, yolcuların dinlenmesi, barınması veya bekleme amaçlı kullanılmıştır. Odacıklar, kemer gövdesi içine yerleştirilmiş nişler hâlinde tasarlanmış olup, pencere açıklıklarıyla dışarıya bağlanır. Bu özellik, köprüyü yalnızca bir geçiş yapısı değil, aynı zamanda işlevsel bir mimari kompleks hâline getirir.
Köprünün korkulukları ve yan parapetleri kesme taştan yapılmıştır. Üzerinde yer alan süsleme unsurları sınırlıdır; yapı, mühendislik ve kütlesel etkiyi öne çıkaran yalın bir mimari anlayış sergiler. Köprü girişlerinde yer alan kitabeler, Artuklu döneminin yazı karakterlerini ve yapım anlayışını yansıtır.
Malabadi Köprüsü, Orta Çağ boyunca Diyarbakır, Silvan, Hasankeyf ve Musul hattını birbirine bağlayan ticaret ve askeri yollar üzerinde kritik bir geçiş noktası olmuştur. Bu güzergâh, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki mal ve insan hareketliliğinin ana arterlerinden biridir. Köprü, bu yönüyle yalnızca bölgesel değil, uluslararası ticaret yollarının da parçası olarak işlev görmüştür.
Yapı, tarih boyunca çeşitli doğal afetlere ve taşkınlara maruz kalmasına rağmen büyük ölçüde ayakta kalmıştır. Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet döneminde sınırlı onarımlar yapılmış, köprünün özgün mimari karakteri korunmuştur. Günümüzde Malabadi Köprüsü, yaya geçişine açık olup motorlu trafiğe kapalıdır.
Malabadi Köprüsü, Artuklu mühendisliğinin ulaştığı teknik düzeyi, taş kemer teknolojisinin sınırlarını ve Orta Çağ Anadolu’sunda altyapı yatırımlarının ölçeğini gösteren bir yapı olarak değerlendirilir. Boyutları, kemer açıklığı, iç mekânlı tasarımı ve günümüze ulaşan bütünlüğüyle, Anadolu’daki tarihî köprüler arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.









