Anasayfa / Kültürel Miras / Justinianus (Sangarius) Köprüsü: Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’daki En Uzun Taş Köprüsü

Justinianus (Sangarius) Köprüsü: Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’daki En Uzun Taş Köprüsü

Justinianus Köprüsü (Sangarius Köprüsü), Sakarya ilinin Serdivan ve Adapazarı ilçeleri arasında, günümüzde Çark Deresi yatağı üzerinde yer alan, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu dönemine ait anıtsal bir taş köprüdür. Köprü, Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde, MS 558–560 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Yapı, adını Roma kaynaklarında Sakarya Nehri için kullanılan Sangarius isminden alır ve Bizans mühendisliğinin Anadolu’daki en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Köprünün inşa edilme amacı, İstanbul’u Anadolu’nun iç kesimlerine ve doğu eyaletlerine bağlayan ana askeri ve ticari güzergâh üzerinde Sakarya Nehri’nin güvenli biçimde geçilmesini sağlamaktı. Justinianus döneminde imparatorluk, doğu sınırlarında yoğun askerî hareketlilik içindeydi ve bu köprü, İstanbul–Ankara–Kapadokya–Suriye hattını birbirine bağlayan stratejik yol ağının kilit unsurlarından biri olarak tasarlanmıştır. Köprü, yalnızca sivil ulaşım için değil, orduların, erzak ve lojistik birliklerin hızlı geçişi için de kullanılmıştır.

Justinianus Köprüsü, yaklaşık 365 metre uzunluğunda ve ortalama 9,85 metre genişliğinde anıtsal bir yapıdır. Köprü toplam 7 ana kemer ve uçlarda yer alan 5 tali kemerden oluşur. Ana kemerler yarım daire formunda inşa edilmiş olup, kemer açıklıkları nehir yatağındaki su akışını düzenleyecek şekilde kademeli olarak tasarlanmıştır. Köprü ayakları, akıntıya karşı direnç oluşturmak amacıyla üçgen ve yarım daire biçimli selyaranlarla güçlendirilmiştir.

Yapıda ana malzeme olarak düzgün kesme kireçtaşı bloklar kullanılmıştır. Taş bloklar, Bizans mühendisliğine özgü biçimde, harçlı ve kenetli sistemle bir araya getirilmiştir. Köprünün tabliyesi hafif eğimli olacak şekilde düzenlenmiş, böylece yağmur sularının yüzeyden tahliyesi sağlanmıştır. Korkuluk duvarları, günümüze kısmen ulaşmış olup, orijinal hâlde taş parapetlerle çevrili olduğu anlaşılmaktadır.

Köprünün doğu ucunda yer alan ve günümüze büyük ölçüde ulaşmış olan zafer takı benzeri anıtsal giriş, yapının sembolik yönünü güçlendiren önemli bir unsurdur. Bu bölümde yer alan kaide ve blokların, üzerinde yazıt veya heykel taşıdığı düşünülmektedir. Bazı kaynaklar, köprünün orta bölümünde I. Justinianus’a ait bir heykelin bulunduğunu, ancak bunun günümüze ulaşmadığını belirtir. Bu durum, köprünün yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda imparatorluk gücünü temsil eden bir propaganda yapısı olarak da kurgulandığını gösterir.

Köprünün kaderi, Sakarya Nehri’nin zaman içinde yatak değiştirmesiyle değişmiştir. Orta Çağ’dan itibaren Sakarya Nehri, ana yatağını güneye doğru kaydırmış; köprü, ana nehir yatağının dışında kalarak işlevini büyük ölçüde yitirmiştir. Günümüzde köprü, Sakarya’nın eski kollarından biri olan Çark Deresi üzerinde yer almaktadır. Bu durum, köprünün büyük ölçüde korunmasını sağlamış, yoğun akarsu tahribatından uzak kalmasına katkıda bulunmuştur.

Justinianus Köprüsü, tarihsel süreçte Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanılmaya devam etmiş, ancak ana ticaret yollarının değişmesiyle önemini yitirmiştir. Osmanlı kaynaklarında köprüden “Beşköprü” adıyla bahsedildiği görülür. Köprü çevresi, uzun süre kırsal yerleşim alanı içinde kalmış, modern döneme kadar büyük ölçekli müdahalelere maruz kalmamıştır.

Günümüzde Justinianus Köprüsü, Türkiye’de ayakta kalan en uzun Bizans köprüsü olarak kabul edilir. Yapı, mimari bütünlüğü, mühendislik detayları ve tarihsel bağlamıyla, Doğu Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki ulaşım politikalarını somut biçimde yansıtan nadir anıtlardan biridir. Köprü, Sakarya Ovası’nın tarihsel peyzajı içinde, Roma–Bizans döneminden günümüze ulaşan en önemli altyapı eserlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir