
Karadeniz kıyısında, denizle dağların birbirine yaklaştığı bir coğrafyada yer alan Giresun; doğası, tarihi, kültürü, yaylaları, tarımı ve yaşam biçimiyle bölgenin özgün kentlerinden biridir. Yerleşim, dar kıyı şeridi ile hemen arkasında yükselen dağlar arasında şekillendiği için şehir hem bir liman kenti hem de kısa mesafelerde yüksek rakımlara ulaşılabilen bir dağ şehri özelliği taşır. Karadeniz ikliminin tipik özellikleri belirgindir: yıl boyunca bol yağış, yoğun nem ve sürekli yeşil kalan bitki örtüsü Giresun’un doğal manzarasını belirleyen temel öğelerdir. Bu doğal yapı, hem şehir yaşamını hem de kırsal kültürü doğrudan etkiler.
Tarihi geçmişi Antik Çağ’a uzanan Giresun, Antik dönemde “Kerasus / Cerasus” adıyla bilinir. Bu ismin kirazla ilişkilendirilmesi, kirazın buradan dünyaya yayıldığına dair güçlü bir tarihsel geleneği de beraberinde getirir. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir liman ve askeri merkez olarak kullanılan şehir, Türk hâkimiyetinin ardından Anadolu Türk kültürünün etkisiyle yeni bir kimlik kazanmış; Osmanlı döneminde ticaret, zanaat ve liman faaliyetleri açısından önemini sürdürmüştür. Kente kimlik kazandıran kültürel öğelerden biri de Giresun Adasıdır. Karadeniz kıyılarındaki doğal adalardan biri olan bu alan; arkeolojik izleri, mitolojik anlatıları ve tarihsel hafızasıyla şehirle birlikte anılan özel bir mekândır. Bunun yanında şehir siluetine hâkim Giresun Kalesi de bölgenin tarihsel sürekliliğini somut biçimde gösteren önemli bir yapı konumundadır.
Giresun’un coğrafyası yalnızca kıyıdan ibaret değildir; iç kesimlere gidildikçe dağlar yükselir, derin vadiler ve yoğun orman dokusu belirginleşir. Özellikle yaylalar, hem doğal hem de kültürel açıdan şehrin en önemli değerlerinden biridir. Kümbet, Bektaş, Kulakkaya gibi yaylalar; serin yaz havası, zengin otlaklar, çayır alanları ve çevreyi kuşatan ormanlarla hem yaylacılık faaliyetlerinin hem de kültürel yaşamın merkezi hâline gelir. Yaz aylarında gerçekleştirilen yayla göçleri, şenlikler ve toplu etkinlikler bu geleneğin sosyal boyutunu güçlendirir. Doğal yapı aynı zamanda zengin bir biyolojik çeşitlilik de sunar; orman florası, endemik bitkiler ve yaban hayatı Giresun doğasının önemli parçalarıdır.
Kentin ekonomik ve kültürel kimliğini belirleyen en güçlü unsurlardan biri fındıktır. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen fındık merkezlerinden biri olan Giresun, bu ürünle hem ekonomik hem de sembolik bir bağ kurmuştur. Fındık bahçeleri, şehrin etrafını kuşatan kırsal manzaranın karakteristik görüntüsünü oluşturur. Giresun’un tarımsal üretimi sadece fındıkla sınırlı değildir; kiraz, kivi, mısır ve çeşitli meyve–sebze ürünleri de önemli yer tutar.
Bu tarımsal yapı, şehrin mutfak kültürünü doğrudan şekillendirir. Giresun mutfağı Karadeniz’e özgü deniz ürünlerini, yaylalardan gelen hayvansal ürünleri ve tarımsal üretimin sunduğu çeşitliliği bir araya getirir. Karalahana çorbası ve yemekleri, mısır ekmeği, peynir ve tereyağı ağırlıklı yayla lezzetleri, hamsi ve diğer deniz ürünleri, mutfağın temel öğeleridir. Fındık yalnızca tarım ürünü değil, aynı zamanda mutfağın da karakterini belirleyen bir lezzet unsurudur; tatlılarda, pastalarda ve çeşitli yiyeceklerde kendine yer bulur.
Giresun’un coğrafi işaretli ürünleri, kentin gastronomik kimliğini tescilleyen önemli değerlerdir. “Giresun Tombul Fındığı” en bilinen ve uluslararası düzeyde tanınan coğrafi işaretli üründür. Bunun yanında Giresun keçiboynuzu pekmezi, Giresun fındık ezmesi, Giresun fındıklı ürünleri, yerel üretim geleneğinin sürdürüldüğü özgün lezzetler arasında yer alır. Yaylalarda elde edilen süt ürünleri, yöresel tereyağı ve peynir çeşitleri de hem yerel tüketimde hem de kültürel mutfak geleneklerinde önemli yer tutar.
Kültürel yaşamda müzik ve folklor belirleyici unsurlardır. Horon, ritmi ve hareketliliğiyle toplu törenlerde, düğünlerde ve şenliklerde hâlâ canlı biçimde icra edilen bir gelenektir. Kemençe başta olmak üzere bölgeye özgü çalgılar, sözlü kültür ve halk müziğiyle birleşerek Giresun’un kültürel kimliğini güçlendirir. Sosyal yaşamda Karadeniz insanının canlı, dayanışmacı ve hareketli karakteri belirgindir.
Sonuçta Giresun; kıyı ile dağ arasında kurduğu güçlü coğrafi ilişki, yaylaları ve doğal zenginliği, Antik Çağ’dan günümüze uzanan tarihsel geçmişi, fındık merkezli tarım geleneği, zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürünleri, müziği ve folkloruyla Karadeniz Bölgesi’nin hem tipik hem de kendine has özellikler taşıyan şehirlerinden biridir. Bu çok katmanlı yapı, Giresun’u yalnızca bir yerleşim alanı değil, güçlü bir kültürel ve doğal bütünlük hâline getirir.









