
Türkiye’de İslam dönemine ait yazılı taş mirasını sistemli biçimde kayıt altına almayı hedefleyen İslami Kitabeler ve Mezar Taşları Envanter Projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, üniversiteler, müze müdürlükleri ve alan uzmanlarının katkısıyla yürütülen uzun soluklu bir çalışma olarak devam ediyor. Proje, ilk saha uygulamalarıyla 2022 yılında başlatıldı ve 2025 itibarıyla aktif olarak sürdürülüyor.
Çalışmanın temel amacı; Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları, cami ve türbe kitabeleri, hazire yazıtları ve bağımsız taş kitabelerin tespit edilmesi, belgelenmesi ve bilimsel bir envanter sistemi içinde korunması. Proje, özellikle kırsal alanlarda ve bakımsız mezarlıklarda hızla yok olma riski taşıyan taşlara odaklanıyor.
Projenin yürütücülüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından üstleniliyor. Sahada ise farklı üniversitelerden sanat tarihi, epigrafi ve tarih alanında çalışan akademisyenler ile müze uzmanları görev alıyor. Çalışmalar, il müze müdürlükleri üzerinden planlanıyor; her il için ayrı saha takvimleri oluşturuluyor.
Saha çalışmaları, projenin en yoğun aşamasını oluşturuyor. Ekipler, belirlenen bölgelerde mezarlıklar, cami hazireleri ve eski yerleşim alanlarını tek tek tarıyor. Tespit edilen her taş için ölçüm yapılıyor, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekiliyor ve yazı karakterleri belgeleniyor. Okunabilen metinler yerinde çözümleniyor; aşınmış ya da kırık örnekler için özel ışıklandırma ve dijital görüntü iyileştirme teknikleri kullanılıyor.
Bu aşamayı, okuma ve çözümleme süreci izliyor. Mezar taşlarında yer alan isimler, unvanlar, meslekler, ölüm tarihleri ve dua kalıpları kayıt altına alınıyor. Böylece yalnızca bireysel kimlikler değil, dönemsel dil kullanımı, toplumsal yapı ve estetik anlayış da belgelenmiş oluyor. Özellikle kadın ve çocuk mezar taşları, projede ayrı bir başlık altında değerlendiriliyor.
Elde edilen tüm veriler, ulusal bir dijital envanter sistemine aktarılıyor. Her taş için konum bilgisi, görsel kayıtlar, metin çözümü ve açıklayıcı notlar içeren dosyalar oluşturuluyor. Bu veri tabanı, hem akademik araştırmalara açık bir kaynak olarak planlanıyor hem de taşların mevcut durumunu kayıt altına alarak kayıp ve tahribat riskine karşı güvence sağlıyor.
2025 yılı itibarıyla proje, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bazı illerde saha çalışmaları tamamlanmış durumda; bu bölgelerde elde edilen veriler kitaplaştırma ve sergi hazırlığı aşamasına geçti. Devam eden illerde ise yeni tespitler sürüyor ve özellikle kırsal mezarlıklar öncelikli olarak taranıyor.
Projenin güncel aşamasında, yalnızca kayıt değil koruma süreci de devreye alınmış durumda. Devrilmiş, kırılmış ya da yazıları silinmek üzere olan taşlar için müze müdürlükleri aracılığıyla restorasyon raporları hazırlanıyor. Ayrıca yerel yönetimlere, mezarlık çevrelerinin düzenlenmesi ve taşların yerinde korunması için resmi bildirimler yapılıyor.
İslami Kitabeler ve Mezar Taşları Envanter Projesi, geçmişin yalnızca büyük yapılar üzerinden değil, sıradan insanların geride bıraktığı taşlar üzerinden de okunabileceğini ortaya koyuyor. Hâlen devam eden bu çalışma, her yeni taşla birlikte Türkiye’nin tarihsel hafızasını biraz daha görünür kılıyor ve sessizce yok olan bir mirası kayıt altına alarak geleceğe aktarmayı amaçlıyor.









