Anasayfa / Kültürel Miras / Şanlıurfa Balıklıgöl

Şanlıurfa Balıklıgöl

Balıklıgöl kompleksi Şanlıurfa şehir merkezinde, Halil-ür Rahman Vadisi içinde yer alan doğal kaynak sularının oluşturduğu iki ana havuzdan oluşur: Balıklıgöl ve Aynzeliha Gölü. Her iki havuzun çevresinde camiler, medreseler, taş duvar terasları, revaklı geçitler ve tarihî çarşı aksları bulunur. Bölge, kesintisiz biçimde hem mimari hem de dini önem taşıyan bir kutsal alan niteliğindedir.

Balıklıgöl, doğal kaynak çıkışıyla beslenen uzun dikdörtgen bir havuzdur. İçindeki sazan türü balıklar yerel inanışta kutsal kabul edilir. Havuzun kuzeyinde 1736 tarihli Rızvaniye Camii yer alır; cami uzun revak dizisi, geniş avlusu ve ince minaresiyle havuzun sınırını çizer. Batı cephesinde Halil-ür Rahman Camii bulunur. Bu cami yapısı 504 yılına tarihlenen bir kilisenin dönüşümü üzerine kuruludur; avlu dizilimleri, şadırvanı ve medrese odalarıyla kompleksin en eski mimari tabakalarını yansıtır.

Aynzeliha Gölü Balıklıgöl’ün hemen üst kotunda yer alır; daha küçük ve yuvarlak formdadır. Göl ile Balıklıgöl arasında kısa bir su kanalı bulunur. Her iki göl, sürekli akış sağlayan kaynak noktaları sayesinde yıl boyunca taze su dolaşımına sahiptir. Göl çevresi teras duvarları, taş basamaklar ve yürüyüş akslarıyla düzenlenmiştir.

Bu iki havuzun bulunduğu alan, yerel ve bölgesel anlatılarda Hz. İbrahim’le ilişkilendirilir. Rivayete göre dönemin hükümdarı Nemrut, putlara tapmayı reddeden Hz. İbrahim’i cezalandırmak üzere onu surların tepesinden büyük bir ateşe attırır. Bu olayın yeri Urfa Kalesi’nin bulunduğu kalker yükseltisi olarak kabul edilir. Anlatıya göre Hz. İbrahim ateşe atıldığı anda ateş suya, odunlar ise balığa dönüşür. Bugünkü Balıklıgöl’ün suyu ile içindeki balıklar bu mucizevi dönüşümün kalıcı işareti olarak kabul edilir. Aynzeliha Gölü ise geleneğe göre Nemrut’un zulmüne karşı çıkan ve ateşe atıldığı söylenen Zeliha ile ilişkilendirilir; bu nedenle göle Aynzeliha adı verilmiştir.

Balıklıgöl’ün güneyindeki yüksek kalker tepe Urfa Kalesi’nin bulunduğu alandır. Kale girişindeki iki dikey sütun Bizans-Roma dönemlerine tarihlenen mimari elemanlardır. Rivayetlerde bu noktalar Hz. İbrahim’in mancınıkla fırlatıldığı yerle de ilişkilendirilir. Kaledeki patika yollar göl bölgesine iner, böylece hem arkeolojik hem de efsanevi anlatı tek bir topografya üzerinde birleşir.

Kompleksin doğu tarafı avlular, revaklı geçitler ve çarşıya açılan sokaklarla çevrilidir. Balıklıgöl Çarşısı, Kapalı Çarşı ve geleneksel tespih, bakırcılık, aktar ürünleri satan dükkânlar bu bölgede yer alır. Bölgedeki tek katlı ve iki katlı taş dükkânlar, işlikler ve kapalı geçitler, Urfa’nın eski kent dokusunun devamını oluşturur.

Balıklıgöl ve çevresi, camiler, medrese yapıları, kutsal su alanları, höyük benzeri teras düzenleri, geleneksel taş mimari ve İbrahimî geleneğin sürekli güçlü biçimde yaşatıldığı ritüel alanlarıyla Şanlıurfa’nın merkezdeki en önemli tarihî-kültürel birikim bölgesidir.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir